AVUKAT ZEKİ UÇAR; ORTADOĞU’DAKİ BÖLGESEL GERİLİM PETROL FİYATLARINI YÜKSELTMEYE SEBEBİYET VERDİ
ORTADOĞU’DAKİ BÖLGESEL GERİLİM PETROL FİYATLARINI YÜKSELTMEYE SEBEBİYET VERDİ
Petrol, bölgesel ve küresel anlamda, jeopolitik gerilimin etkisiyle, 26 Ağustos tarihi itibariyle yükselişe geçti. Libya da üretim ve ihracatın durgunluk yaşadığına ilişkin ekonomi fısıltıları ve ABD Merkez Bankası FED’in faiz indirimine gideceği yönündeki sinyalleri, fiyatları hareketlenmesine ve petrolün yükselişe geçmesine zemin hazırladı.
İsrail, Hava Kuvvetlerinin Filistin’e karşı yaptığı, okul olarak kullanılan binaya saldırması; akabinde, Lübnan’a yönelik, İran destekli Hizbullah hedeflerini vurması; Ayrıca, yine İran destekli Hizbullah’ın İsrail’e yönelik roket saldırıları, petrol fiyatlarının aynı gün yükselmesine sebep oldu.
Yukarıda da beyan edildiği üzere, ABD Merkez Bankası (FED) in Eylül ayında faiz indirimine ilişkin sinyallerin güçlenmesi; dünyanın en çok petrol tüketen Ülkesi ABD de, ekonomik hareketlilik ve talebin artması beklentisiyle yükseldi.
Libya ve Ortadoğu’daki, politik gerilimlerin; ateşkes görüşmelerinin büyük ölçüde başarısızlıkla sonuçlanması; petrolde arz kaygılarını güçlendirdi. Ortadoğu da ki gerilim ve daha geniş bir çatışma riskinin, petrol fiyatlarını yüksek tutacağı kesindir.
Dünyanın sayılı petrol üreticileri olan Suudi Arabistan , Katar ve diğer Arap Ülkeleri, süreklilik arz eden bir gerilimden yararlandıkları; ABD ile birlikte, İsrail üzerinden Petrol Gelirlerinden büyük kazançlar elde ettiklerinden dolayı, Bölgesel ve Küresel olma özelliğine ulaşmadan, bölgesel ve küresel savaş geriliminin sürekliliğinden yana oldukları; Yemen’den, İsrail’e yönelen füzeleri, İsrail’e ulaşmadan, kendi hava sahalarında imha ettikleri hususu, iddialarımızın tespiti ve teyidi açısından önem arz etmektedir.
İsrail saldırılarına hedef olmuş İran bile bu gerilimden nemalanmakta; İsrail’e bizzat saldırmadıkları ve saldırılarını geciktirdikleri dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir. ABD, hem petrolünü, hem de savaş gerilimi altındaki Ülkelere, silahını satarak, makro düzeyde ekonomi ve ticari kazanç elde ettiği de bilinen bir gerçektir. Diğer bir noktada, İran, Hamas ve direniş güçlerinin yer aldığı bir ateşkes görüşmelerini, desteklediklerini söylemekle, muhtemel yapılacak bir ateşkesten sonra, İsrail’e saldırmayacağını dile getirecektir.
Bu nedenle, Ortadoğu’da İran’ı, kalıcı olarak içine alan geniş bir çatışma riski bulunmamaktadır. İran ve Hizbullah, sadece caydırıcı bir güç olduklarını; Dünya kamuoyuna deklare etmeye çalışırken ; İsrail de, ABD destekli Ortadoğu da güçlü bir devlet olduğunu, Türkiye dahil, tüm komşularını iknaya zorlamaktadır.
Bütün bu siyasal manevralardan sonra, asıl sorunun düğümlendiği nokta, tüm zamanların esas savaş nedeni, ekonomik, ticari kazanç ve enerji kaynaklarına hakim olma saiki olduğu unutulmamalıdır.