
Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “Siyasetçinin en büyük yanılgısı, çevresindeki alkışı milletin tamamının sesi zannetmesidir.” Türkiye’de siyaset uzun zamandır aynı sorunun etrafında dönüyor: Kim kime ne söyledi,…
Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “Siyasetçinin en büyük yanılgısı, çevresindeki alkışı milletin tamamının sesi zannetmesidir.”
Türkiye’de siyaset uzun zamandır aynı sorunun etrafında dönüyor: Kim kime ne söyledi, kim kime cevap verdi, hangi siyasi aktör kimi eleştirdi?
Oysa toplumun gündemi bundan çok daha büyük.
Vatandaş artık sadece siyasetçilerin ne söylediğine değil, söylenenlerin kendi hayatında neye karşılık geldiğine bakıyor.
Tam da bu noktada Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, siyasetin en önemli sorunlarından birinin, siyasetçinin kendi çevresinden gelen sesleri toplumun tamamının sesi zannetmesi olduğunu belirterek, siyasette yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.
“ALKIŞI DEĞİL, İTİRAZI DA DİNLEMEK GEREKİR”
Arslan’ın yaklaşımında siyasetin ölçüsü yalnızca kalabalıklar veya alkışlar değil.
Çünkü bir siyasetçinin çevresinde kendisini destekleyen insanların bulunması kolay; asıl mesele, kendisine itiraz eden vatandaşın sözünü de dinleyebilmek.
Siyaset, yalnızca kendisini destekleyenleri memnun etme sanatı değildir.
Gerçek siyaset; farklı düşünen insanlarla konuşabilmek, eleştiriyi düşmanlık olarak görmemek ve gerektiğinde kendi yanlışını kabul edebilmektir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı da tam olarak budur:
Daha fazla bağıran siyaset değil, daha fazla dinleyen siyaset.
“MİLLETİN SESİ SADECE MİTİNG MEYDANLARINDA DUYULMAZ”
Dr. Mehmet Ali Arslan’a göre milletin sesi yalnızca seçim dönemlerinde sandık başında ortaya çıkmaz.
Milletin sesi;
esnafın kepenk açarken yaşadığı endişede,
gencin geleceğini düşünürken yaşadığı kaygıda,
ailenin çocuklarının geleceğini planlama çabasında,
çiftçinin üretim hesabında,
emeklinin ay sonunu düşünmesinde,
öğrencinin yarınını sorgulamasında,
iş insanının yatırım kararında da vardır.
Bu nedenle siyasetin görevi yalnızca seçim zamanı vatandaşa ulaşmak değil, seçim olmadığı zamanlarda da vatandaşın ne söylediğini anlayabilmektir.
“BİZ BİR KESİMİN PARTİSİ DEĞİLİZ”
Yeni Yüzyıl Partisi'nin siyaset anlayışının merkezinde farklı toplumsal kesimleri aynı siyasi zeminde buluşturma iddiası bulunuyor.
Arslan’ın sıkça vurguladığı “Biz bir kesimin partisi değil, herkesin partisiyiz” anlayışı da burada anlam kazanıyor.
Çünkü Türkiye’nin meseleleri tek bir kimliğin, tek bir bölgenin veya tek bir siyasi görüşün meseleleri değildir.
Türk’ün de Kürt’ün de Arap’ın da Çerkes’in de;
gencin de yaşlının da;
işçinin de esnafın da;
çiftçinin de sanayicinin de;
aynı ülkenin geleceğiyle ilgili sözü vardır.
Siyasetin görevi insanları birbirine karşı konumlandırmak değil, farklılıkların üzerinde ortak bir gelecek kurabilmektir.
SİYASETTE YENİ ÖLÇÜ: KİM DAHA ÇOK KONUŞTU DEĞİL, KİM DAHA ÇOK ÇÖZÜM ÜRETTİ?
Arslan’ın ortaya koyduğu yaklaşımın en dikkat çekici taraflarından biri de siyasetin başarı ölçüsünün değiştirilmesi gerektiği düşüncesi.
Bir siyasetçinin kaç televizyon programına çıktığından çok, kaç insanın sorununu çözebildiği;
kaç kişiyi susturduğundan çok, kaç farklı insanı aynı masada buluşturabildiği;
kaç kişiden alkış aldığı kadar, kendisine yöneltilen eleştirilerden ne öğrendiği önem taşıyor.
Çünkü siyaset bir hitabet yarışması değil, toplumun geleceğini yönetme sorumluluğudur.
“SİYASETÇİ MİLLETİN ÜSTÜNDE DEĞİL, MİLLETİN İÇİNDEDİR”
Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan’ın siyaset anlayışında makam ile vatandaş arasında aşılmaz duvarlar bulunmaması gerektiği vurgulanıyor.
Siyasetçi kendisini toplumdan ayrı bir sınıf olarak görmeye başladığında, gerçek hayatı görme kabiliyetini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Bu nedenle siyasette makamın değil, sorumluluğun büyütülmesi gerektiği savunuluyor.
Milletvekilliği bir ayrıcalık değil, emanettir.
Genel başkanlık bir üstünlük değil, sorumluluktur.
Siyaset ise kişisel kariyer değil, millet hizmetidir.
YENİ YÜZYIL SİYASETİ NEYİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR?
Yeni Yüzyıl Partisi açısından mesele yalnızca yeni bir siyasi parti kurmak değil; siyasetin dilini ve çalışma biçimini değiştirme iddiası.
Bu anlayışın temelinde;
ötekileştirme yerine birleştirme,
kavga yerine çözüm,
kişisel hesap yerine millet hesabı,
alkış yerine samimiyet,
makam yerine sorumluluk
fikri bulunuyor.
Dr. Mehmet Ali Arslan’ın dikkat çektiği asıl mesele ise belki de siyasetin en zor sorusu:
“Bizi dinleyenleri mi dinliyoruz, yoksa gerçekten milleti mi dinliyoruz?”
Bu sorunun cevabı, yalnızca bugünün siyasetini değil, Türkiye’nin yarınının nasıl şekilleneceğini de belirleyecek.
Çünkü siyasetçinin kendi sesini milletin sesi zannetmeye başladığı yerde, siyaset toplumdan uzaklaşır.
Milletin sesini gerçekten duyan siyaset ise önce dinler, sonra düşünür, ardından çözüm üretir.
Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “Millet adına konuşmadan önce, milletin ne söylediğini dinlemek gerekir.”