Anasayfa Haberler Uncategorized YENİ YÜZYIL PARTİ SÖZCÜSÜ UÇAR; EMPERYALİZİM VE SİYONİZMİN KISKACINDAKİ ORTA DOĞU’DA EKSEN KAYMALAR  

YENİ YÜZYIL PARTİ SÖZCÜSÜ UÇAR; EMPERYALİZİM VE SİYONİZMİN KISKACINDAKİ ORTA DOĞU’DA EKSEN KAYMALAR  

EMPERYALİZİM VE SİYONİZMİN KISKACINDAKİ ORTA DOĞU’DA EKSEN KAYMALAR  II.

Amerika Birleşik Devletleri, Irak’a girerken; Irak Ordusu ortalıkta görünmediği gibi, Ordunun savaş uçakları da havalanmadı; bir tankı dahi ABD Ordusuna karşı koymak üzere sokağa çıkmadı. Tabir yerinde ise ABD Ordusu herhangi bir direniş ile karşılaşmadan Irak’ı  ele geçirdi.

Halepçe katliamının ve Irak’ta ki muhaliflerinin fiili ve hukuki faili, diktatör Saddam Hüseyin ‘in, ayrı bir incelemeye konu teşkil eden; bu menfur eylemlerini bir yana bırakırsak, ABD Ordusunun, hiçbir direnişle muhatap olmadan; Irak’ı ele geçirmesi; tüm dünyada şaşkınlık yarattı.

Bu şaşkınlık ile birlikte zihinlerde, neden ABD bir direniş ile karşılaşmadı? Saddam gibi bir diktatör, Irak’ı ABD ye nasıl teslim etti? şeklinde cevap arayan bazı sorular oluşmaya başladı. Konu ile ilgili ne ABD resmi makamları ne de Pentagon mevcut durum hakkında herhangi bir açıklama yapmadırlar.

Bu sorular, yıllarca siyasi analistleri ve bir çok insanı zihinsel anlamda meşgul etti. Esasen bunun cevabı, ABD ‘nin Ortadoğu Ülkelerine, özellikle de Müslüman Ülkelere, 1950 tarihinden bu yana, uyguladığı ve kapsamına aldığı; Büyük Ortadoğu Projesinin, İslami Ümmet anlayışından, ılımlı  İslam anlayışına doğru yapılan eksen kaymasındaki ABD Emperyalizmi ve Siyonist İsrail’in, etkinlik arz eden rollerinde aramak gerekir.

Değerlendirmemizin, bundan önceki bölümünde izah ettiğimiz gibi, bu proje kapsamında, Müslüman ülkeler, halen başta İran olmak üzere, bilerek veya bilmeyerek uyguladıkları yanlış siyasi hamleler sonucu, İsrail’e çok büyük toprak kazandırdılar ve halen kazandırmaya devam etmektedirler.

ABD, Büyük Ortadoğu Projesi uyarınca; 1950 yılından itibaren, CİA desteği ile Irak da faaliyet gösteren, Kesnizani Tarikatının büyütülerek Ülkenin kurumlarını ele geçirebilecek düzeye getirilmesi gerçeğinde aramak gerekir. Bu durum, bir iyilik hareketi olarak, Ülkemizde, yıllarca desteklenen, 15 Temmuz 2016 tarihinde de Paralel Devlet yapılanması şeklinde ortaya çıkan yasadışı  FETÖ ile nasıl bir benzerlik içerisinde olduğu hususu, oldukça düşündürücüdür.

CİA nın desteği ile büyütülen bu tarikat, Avrupa, Amerika ve Orta Asya’ya kadar geniş kitleler nezdinde, yayılma alanını elde etmiştir. Saddam Hüseyin, Irak’ın eski Devlet Başkanı, Ahmet Hasan El Bekir’e karşı gerçekleştirdiği darbe ile Irak’a diktatöryal hakimiyetini egemen kıldıktan sonra, söz konusu tarikat, Saddam’a tamamen biat ve itaat etmiştir.  Saddam da onların, faaliyetlerine göz yummuştur.

Ancak tarikat, faaliyetlerini daha ileri boyutlara taşıyarak; Orduyu, Devlet Bürokrasisini, Emniyet Teşkilatını ve Devletin haber alma birimlerine kadar, her kuruma güvendiği adamlarını yerleştirerek, Ülkeyi bu şekilde içten ele geçirmeyi başarmıştır. Tarikat bu yönü ile FETÖ Terör Örgütü ile nasıl bir benzerlik içinde olduğu; örgütlenme biçimi itibariyle, Ülkenin can alıcı ve  önem arz eden,  kurumlarına nasıl kripto olarak güvendiği şahısların monte edildiği; her iki yapılanmanın aynı kaynaklardan nemalandıkları, gözetildiğinde; bu benzeşmenin, somut bir delil olarak tezahür etmesi, oldukça düşündürücüdür.

CİA ve MOSSAD ‘ın kontrolünde, faaliyetlerini sürdüren bu tarikata, Genel Kurmay Başkanından, İstihbarat Başkanına, İçişleri Bakanından, Emniyet Amirlerine kadar seçilmiş ve atanmış bir çok kişi bağlıydı. Buna ilaveten, diktatör Saddam’ın eşi ve bazı çocukları da bu tarikata bağlanmışlardı.

Yukarıda sıraladığımız faaliyetlerin nihayetinde Irak, ABD tarafından direniş olmaksızın ele geçirilmeye hazır hale gelmişti. Ülkesi nezdinde zalim bir obje olarak düşünülen Saddam, olayın iç yüzünü anladığında, vakit çoktan geçmişti, Emperyalist ve Siyonist güçler, planlarını sahneye koymuşlardı.

Görüldüğü üzere, Askeri gücün kullanılmasına gerek duyulmadan; ABD ve İsrail, Ülkeleri içten ele geçirmek için tarikatları ve finansal güç ilişkilerini kullanmak suretiyle, Ülkeleri, fiilen ele geçirmişler veya  kendilerine bağlı yönetim otoritelerini  tesis ederek; amaçlarını gerçekleştirmişlerdir.

Bu siyasi ve ekonomik eylemler, emperyalizmin ve Siyonizm’in, eksen kaydırmaya yönelik BOP’dan kaynaklanan politikalarının vazgeçilmez sonuçlarıdır. Bir Kızılderili atasözünde geçtiği gibi “ Kartalı vuran kendi tüyünden yapılmış oktur.”

                                   Avukat Zeki UÇAR

       Yeni Yüzyıl Partisi ve Osmanlı Teşkilatı Genel Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni Yüzyıl Partisi
© 2024 Yeni Yüzyıl Partisi - Tüm Hakları Saklıdır.